Konuşma sesiyle şarkı söyleyen o halini ayrı ayrı seviyorum sanırım Şenay Lambaoğlu’nun. Bana göre ikisi farkl ve iki ayrı zenginlik. Bu yüzden de şarkılarını söylerken o, zaman zaman konuşma tonunda söylediği kendi bestelerinde, gerçekten de bir hikayenin anlatılıyor oluşuna şahit olacaksınız.

“Zarf Tümleci”, bir cümlenin öğesi olmaktan çok, upuzun bir cümlenin habercisi. 8’inde kendi söz ve müziğini konuşturup, derlemesini başka üstadlara pay eden, “sıcaklardandır”ı da İlhan Şeşen’in katık ettiği bu güzel albüme bir de kadifeden kesesi eklenmiş Cenk Erdoğan önerisiyle; dilim söylemeye varmıyor ama sanki ilkinden de güzel bir iş ortaya çıkmış.
Özellikle de “Kalbim”, nasıl bir ‘yürek’le söylenmiş. Bir çırpıda söylenivermiş, olan tüm çıplaklığıyla, üstünde oynanmamış ve üstünden çok zaman geçmemiş bir yorum. Yani her şey taptaze. Bu şarkıda kocaman bir yaşanmaşlık olduğu aşikar. Bir sempati veya empati.
Kuş ve Hava Kara, Belki de gibi şarkıları üstüste koy, zaten albüm başına beklentiler çoktan karşılanmışken, her şarkıda bir yaşanmışlık bir aidiyet hissi yakalayınca insan, başucuna taşıyası geliyor Zarf Tümleci’ni.

Mütevazi, yüksek enerjili ve pozitif, samimiyeti kendi hayatına kalın harflerle temel yapmış, paylaşmayı seven biri olduğuna inandığım biri Şenay Lambaoğlu. Henüz hiç şahsen tanışmamış olsam da, şarkılarından yola çıkarak ipuçlarını ilk albümde de olduğu gibi yakalamak çok zor değil.
Daha karanlık ve melankolik duygusuna bağlandığım “Zarf Tümleci”, daha çok kişiye dokunsun diye naçizane bir sesleniştir bu.
Düşünüyoruz hepimiz her gün, her gece, her dakika. Derin ve yüzeysel… Anlarda kayboluyoruz. O an bu albümü ele almak en ihtiyacınız olan şey olabilir. Bir dokunun. Kendinize ve başkalarına.

Benim bir hayalim var Şenay Lambaoğlu’na, kendi adıma. Keşke bir gün, Ayten Alpman’ın “Yalnız Kadın” şarkısını söylese. Ne güzel olur. Bu bir istek şarkıdır.